Sanat Ajans , Yeni Fetih, Yeni Fetih Gazetesi, İlkeli Duruş Gazetesi...

İslam Dünyası'nın Güvenilir Haber Ajansı

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

LİYAKAT GERÇEĞİ: TÜRKİYE’DE SADAKAT REJİMİ VE DEVLET AKLININ ÇÖKÜŞÜ

Bu çalışma, Türkiye’de liyakat ilkesinin siyasal sadakat, akrabalık, hemşehrilik, cemaat aidiyeti ve himaye ilişkileri karşısında nasıl aşındırıldığını yedi disiplinin kesişiminde sorgulamaktadır.

LİYAKAT GERÇEĞİ: TÜRKİYE’DE SADAKAT REJİMİ VE DEVLET AKLININ ÇÖKÜŞÜ

İMDAT DEMİR

Bu çalışma, Türkiye’de liyakat ilkesinin siyasal sadakat, akrabalık, hemşehrilik, cemaat aidiyeti ve himaye ilişkileri karşısında nasıl aşındırıldığını yedi disiplinin kesişiminde sorgulamaktadır. Ontolojik düzlemde liyakat, devletin kişisel iktidarlardan bağımsız kamusal varlığının güvencesi olarak ele alınır. Etik bakımdan kayırmacılık, yalnızca hak eden adayın değil, eşit hizmet bekleyen yurttaşların da hakkına müdahaledir. Sosyolojik çözümleme, tanışıklık ağlarının nasıl ayrıcalık sermayesine dönüşebildiğini; bireyleri hak arayan yurttaşlardan himaye arayan bağımlılara çevirebildiğini gösterir. Siyaset bilimsel inceleme, Türkiye’de kadrolaşmanın tarihsel sürekliliğini kabul ederken AKP’nin uzun iktidarı ve 2018 sonrasında merkezîleşen atama yetkilerini özel olarak sorgular. Kamu yönetimi boyutunda liyakat kaybının uzmanlığı susturma, kurumsal hafızayı zayıflatma ve eğitimden afet yönetimine kadar hizmet niteliğini riske atma ihtimali tartışılır. Hukukî değerlendirme, Anayasa’nın eşitlik ve kamu hizmetine girme güvenceleriyle idarenin takdir yetkisi arasındaki gerilimi açığa çıkarır. Teolojik yaklaşım ise emanetin ehline verilmesi, adalet ve kul hakkı ilkeleri üzerinden siyasal dindarlığın kamusal uygulamalarını eleştirir. Öğretmen mülakatları, üniversite atamaları, belediyelerdeki istisnai kadrolar, Sayıştay denetimleri ve Avrupa Komisyonu raporları, tarihsel ve kuramsal tartışmanın somut dayanaklarını oluşturur. Çalışma, biçimsel hukukî uygunluğun tek başına adaleti sağlamadığını; kamusal kararların gerekçelerine, denetimine ve sonuçlarına bakılması gerektiğini özellikle vurgular. Metin, her siyasi yakınlığı liyakatsizlik saymadan; atama gerekçelerinin nesnel, şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiğini savunur. AKP’nin merkezî yönetimdeki sorumluluğunu incelerken muhalefetin yerel yönetim pratiklerini de aynı ahlâkî ölçüte tâbi tutar. Sonuçta savunulan, seçilmiş iktidarın yönetme hakkını ortadan kaldıran bir teknokrasi değil; siyasal iradenin hukuka, meslekî yeterliliğe ve kamu yararına bağlı kalmasıdır. Liyakatın yeniden tesisi, devletin yalnızca personel tercihini değil, adaletini, aklını ve yurttaşlarıyla kurduğu güven ilişkisini de onarmanın koşulu olarak sunulur.


HABERE YORUM YAZIN
yükleniyor
yukarı çık