- Makaleyi Paylaş
- Facebook'ta Paylaş
- Twitter'da Paylaş
- 02 Eylül 2026, Çarşamba 19:11
- 52 kez okundu
İnsanlığın en büyük meselesi, iman meselesidir. Çünkü insanın ebedî hayatını belirleyen temel hakikat, kalbinde taşıdığı iman ve o imanın kuvvet derecesidir. Dünya hayatındaki makam, servet, şöhret ve başarılar geçici; fakat iman, insanı sonsuz bir geleceğe hazırlayan en büyük sermaye...
Risale-i Nur hizmetinin temel gayesi bu noktada toplanır: İmanı kurtarmak, kuvvetlendirmek ve tahkikî bir seviyeye çıkarmak. Üstad Said Nursi, asrın en büyük tehlikesinin iman zayıflığı olduğunu görmüş; bu sebeple eserlerinin merkezine iman hakikatlerini koymuştur.
Risale-i Nur mesleğinde esas olan, sadece bir bilgi olarak iman etmek değil; akıl, kalp ve ruhun tasdikiyle sağlam bir imana ulaşmaktır. Çünkü taklidî iman, çevreden alınan ve sorgulanmadan benimsenen bir inanç olabilir. Tahkikî iman ise delillerle, marifetle ve derin tefekkürle güçlenmiş; sarsıntılar karşısında dayanıklı hâle gelmiş imandır.
Bediüzzaman'ın ifadesiyle, bu zamanda en mühim vazife, iman hakikatlerini muhafaza ve takviye etmektir. Çünkü insanın karşısına çıkan şüpheler, vesveseler ve inkâr cereyanları karşısında ancak sağlam temellere dayanan bir iman ayakta kalabilir.
**
Şeytanın, Son Anımızda Aldatma Tehlikesi
İnsan hayatının en kritik anlarından biri sekerat vaktidir. Çünkü insanın dünya ile irtibatının kesildiği, ebedî âleme geçişin başladığı bu zamanda şeytanın son bir gayretle insanın imanını sarsmaya çalışacağı İslam âlimleri tarafından ifade edilmiştir.
Tahkikî iman sahibi bir mümin, hayatı boyunca Allah'ın varlığını, birliğini, rahmetini, kudretini ve ahiret hakikatini kalbinde sağlamlaştırdığı için bu son imtihanlara karşı daha güçlü olur. Salih amelleri de bu imanın meyvesi olarak onun yardımına gelir. Bunu sağlayan imani eserleri daima okumak, dinlemek, tezekkür etmek, müta'ala etmektir; Risale-i Nur okuyucusu olmaktır.
Buna karşılık sadece alışkanlığa, çevre etkisine veya araştırılmamış kabullere dayanan taklidî iman, bazı sarsıntılar karşısında zayıf kalabilir. Bu sebeple iman sadece dil ile söylenen bir söz değil; kalbin derinliklerine yerleşmiş, insanın bütün hayatını yönlendiren bir hakikat olmalıdır.
Risale-i Nur hizmetinin öncelikle fertlerin kalplerine yönelmesi, İslam'ın bütününe ilgisiz olduğu anlamına gelmez. Çünkü İslam toplumunun temel taşı ferttir. Kalbi imanla nurlanan insan; ahlakta, adalette, merhamette ve kullukta güzelleşir.
Kur'an'ın inşa etmek istediği cemiyet, iman sahibi fertlerden oluşur; zengin ve ekabirden değil! Kalplerde iman yerleşmeden yapılan dış düzenlemeler kalıcı olmaz. Bu sebeple iman hizmeti, aslında topyekûn İslam'ın temelini güçlendiren bir hizmettir.
Bir insanın kalbine yerleşen hakiki iman; onu namaza, doğruluğa, emanete riayete, kul hakkından sakınmaya ve güzel ahlaka sevk eder. Böyle fertlerin çoğalması ise toplumun manevi dirilişine vesile olur.
**
Asrın En Büyük İhtiyacı
Günümüzde insanlık maddî ilerlemeler yaşarken, manevi boşluklarla da karşı karşıyadır. Şüphelerin, inançsızlık cereyanlarının ve dünyevileşmenin arttığı bir çağda, iman hakikatlerini aklî ve kalbî delillerle anlatmak büyük önem taşımaktadır.
Risale-i Nur'un yaptığı hizmet de bu noktada anlaşılmalıdır: İnsanlara zorla bir inancı kabul ettirmek değil; Kur'an'ın iman hakikatlerini idrak ve kalbe göstermek, imanı taklitten tahkike yükseltmektir.
Hulasa, iman davası bütün davaların temelidir. Çünkü iman varsa insanın hayatı mana kazanır; iman yoksa dünya nimetleri bile gerçek huzuru vermez insana. Tahkikî iman sahibi bir kul, Rabbine daha sağlam bir bağla bağlanır ve hayatının her safhasında bu nurun rehberliğiyle yürür.
İmanını tahkik ile güçlendiren insan, hem dünyasını hem de ebedî hayatını aydınlatan en büyük hazineye sahip olur. ( 02.09. 2026- Osmaniye)
MAKALEYE YORUM YAZIN
-
27.08.2026 Koyunhisar Zaferi ve Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu
-
25.08.2026 Gelecek Yıl Bir Milyonun Altına Düşecek Çocuk Sayısı: Türkiye’nin Sessiz Nüfus Alarmı
-
20.08.2026 Bir Keşfü’l-Kubur, Bu Zamanda Kırk Kişiden Birinin İmanını Kurtardığını Görmesi Vakıası
-
06.08.2026 LA UHUBBİL ÂFİLİN -4 VII. AZER'İN GETİRDİĞİ PUT
-
01.08.2026 LA UHUBBİL ÂFİLİN -2 MAĞARADA ŞAKIYAN NUR I. YILDIZLARIN SÖYLEDİĞİ
-
01.08.2026 Hac Suresi 12. Ayetin Tefsiri: Kalbin Gerçek Sığınağı Allah'tır
-
15.07.2026 Destan Yazılan Gece: 15 Temmuz
-
14.07.2026 Ailecilik, Aşiretçilik ve Bağnaz Cemaatçilik: Adaletsizlik (Zulüm)
-
25.06.2026 Amellere Değil, Rahmete Güvenmek
-
20.06.2026 DUHA SURESİNİN TESELLİCİ MESAJI
-
20.06.2026 Gençliğe Yapılan Yatırım, Geleceğe Yapılan Yatırımdır
-
17.06.2026 Uhud'dan Çağlara Bir Ders
-
17.06.2026 MARİFETULLAH'TAN MUHABBETULLAH'A
-
17.06.2026 Âl-i İmrân Sûresi 139. Âyet Ne Der Bize
-
17.06.2026 Uhud'dan Günümüze: Âl-i İmrân 152. Ayetin Risale-i Nur Perspektifinden Tefsiri
-
17.06.2026 Muttakiler Efendidir, Fakihler Liderdir; Onlarla Oturup Kalkmak Ziyadedir” Sözü Üzerine
-
03.06.2026 Aç Olan Karın mı, Göz mü?
-
03.06.2026 İSTANBUL FETHİNİN ASIL ÖNEMİ
-
03.06.2026 ADALET, HERKESE AYNI ŞEYİ VERMEK DEĞİL, HAKKINI VERMEKTİR.
-
03.06.2026 RAHMANİ İKAZ
-
03.06.2026 TEYAKKUZ
-
03.06.2026 İZDÜŞÜM VE AYNA METİNLERDEN ÜÇ MİSAL
-
03.06.2026 Duruşu Olan Bir Gazete: DURUŞ
-
03.05.2026 EN BÜYÜK MİYAR: KANAAT
-
30.04.2026 Emekliye Nefes Aldıracak Bir İmkân: Mütevazı Tatil Desteği
-
28.04.2026 Tabuların Gölgesinden Ne Umulur?
-
24.04.2026 Makam ve Mananın Çatışması ve Gülistan Doku Cinayeti
-
23.04.2026 Malazgirt’te Anadolu Can Atarken İslam'a
-
23.04.2026 SİLÜET
-
18.04.2026 BİR REALİTE: ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE TURGUT ÖZAL
-
17.04.2026 14- 15 Nisan’ın Acı Gölgesi ve Çıkış Yolu: Maneviyatla Techiz ve İnşa Edilen Öğrenci
-
17.04.2026 FEDAKÂRLIĞIN SESSİZ DESTANI
-
12.04.2026 BURSA FETİHLE GÖNLÜNÜ AÇARKEN İSLAM'A
-
11.04.2026 Şanlıurfa’nın İstiklâl Destanı: 11 Nisan
-
25.03.2026 Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor...
-
10.03.2026 İLK ADIM, İKİNCİ VE ASIL ADIM
-
08.03.2026 Hak Üstündür, Haktan Üstün Yoktur.
-
05.03.2026 Tağutu İnkâr Etmeden İman Sahih Olmaz
-
26.02.2026 "Kabede Hacılar..." İlahisi Popüler Olunca
-
15.02.2026 Ramazan: Kur’ân, Sünnet ve Risale-i Nur Işığında Bir Diriliş
-
06.02.2026 6 Şubat'ta Geceyi Yaran Ses- Hikâye
-
06.02.2026 İSLÂM ORDULARININ CİHAD RUHU VE MAKSADI : İ'LAY-I KELİMETULLAH
-
06.02.2026 Bediüzzaman Said Nursî ve Mehdi-i Azam Meselesi...
-
18.01.2026 BOZULAN GENÇLİK Mİ, TERK EDİLEN EMANET Mİ?
-
18.01.2026 EL-ŞARA'NIN "ŞAM" YA DA SURİYESİ
-
17.12.2025 ETHEM “Rüzgârın Oğlu”
-
23.11.2025 KIRK BİR YILIN HİSSİYATI
-
16.11.2025 Uhuvvet Hissi ve İhlasla Alakası
-
14.11.2025 “Ümitsizlik bir hastalıktır” Ya Ümit?
-
10.11.2025 BAŞKAN ZOHRAN MAMDANİ!
-
30.10.2025 “ESKİ HÂL MUHAL. YA YENİ HÂL, YA İZMİHLÂL.”
-
16.10.2025 CAMİALARDA KUZMAN MİSALİ İNSANLAR VAR OLDUKÇA..
-
28.09.2025 Acayip Yerdeki AN
-
02.09.2025 İSKENDER DİYE BİRİ
-
13.08.2025 SİYAH SANCAK
-
12.08.2025 Sessiz Çığlık ve Kapanmayan Yara: Gazze ya da Gaza
-
09.08.2025 YEDİ ASIR EVVEL HAZIRLANAN EV
-
20.07.2025 Yeni Fetih Gazetesi: Bir Dirilişin Kalem Gücü