Sanat Ajans , Yeni Fetih, Yeni Fetih Gazetesi, İlkeli Duruş Gazetesi...

İslam Dünyası'nın Güvenilir Haber Ajansı

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 03 Haziran 2026, Çarşamba 21:16
Mehmet NuriBingöl

Mehmet Nuri Bingöl

MALINLA ÖVÜNME EY İNSAN! KABRE GÖTÜREMEYECEĞİN ŞEYLE NEDEN BÖBÜRLENİYORSUN?

Müslümanlık; insanlara üstünlük taslamak, sahip olduğu servetle övünmek, gösteriş yapmak, insanları küçük görmek ve onları horlamak değildir. Gerçek Müslümanlık; tevazu, merhamet, paylaşma ve Allah'ın kullarına karşı şefkatli olabilmektir.
Ne yazık ki günümüzde birçok insanın; din, iman, güzel ahlak ve Allah'a hakkıyla kul olma konusunda yarışması gerekirken, dünya malı biriktirme, daha fazla kazanma ve sahip olduklarıyla övünme yarışına girdiğini görüyoruz. Oysa dünya nimetleri insanın değeri değil, imtihanıdır.
İnsanlığı manevi felakete sürükleyen bu büyük yanlışa dikkat çekmek, insanlarımızın muhasebe yapmasına vesile olmak ve Allah'ın razı olduğu kulluk bilincini hatırlatmak amacıyla bu satırları kaleme alıyorum.
İnsanlık tarihinin en büyük imtihanlarından biri maldır. Nice insanlar fakirlikle sınandığı gibi nice insanlar da zenginlikle sınanmıştır. Ne yazık ki günümüzde birçok insan malını, makamını ve servetini Allah'ın bir emaneti olarak görmek yerine üstünlük aracı olarak kullanmaktadır. Gösteriş, kibir, israf ve başkalarını küçümseme hastalığı toplumları kemiren en büyük manevi felaketlerden biridir.
Müslümanlık sadece "Ben Müslümanım" demekle olmaz. Müslümanlık, Allah'ın emrettiği şekilde yaşamakla olur. Eğer bir insan servetiyle övünüyor, fakiri görmezden geliyor, ihtiyaç sahibine sırt çeviriyor ve malını sadece kendisi için biriktiriyorsa, durup kendisine şu soruyu sormalıdır:
"Ben bu dünyaya neden geldim?"
Allah Teâlâ buyuruyor:
"Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz."
(Âl-i İmrân, 92)
Bugün milyonlarca insan açlık, yoksulluk, hastalık ve borç yükü altında ezilirken bazı insanlar sahip oldukları nimetlerle gösteriş yapıyor, kendilerini diğer insanlardan üstün görüyorlar. Oysa üstünlük malda değil, takvadadır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Kim kalbinde zerre kadar kibir olduğu halde ölürse cennete giremez."
(Müslim)
Kibir, şeytanın hastalığıdır. Şeytanı Allah'ın rahmetinden uzaklaştıran şey ilmi değil, kibriydi. İnsanları küçümsemek, servetiyle böbürlenmek ve kendini üstün görmek Müslüman ahlakına asla yakışmaz.
Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Âdemoğlu 'Malım, malım' der. Ey Âdemoğlu! Yiyip tükettiğinden, giyip eskittiğinden veya Allah yolunda verip ahirete gönderdiğinden başka malın var mı?"
(Müslim)
Gerçekten de insan öldüğü gün bankadaki hesapları, arsaları, arabaları, villaları ve makamları yanında götüremeyecektir. Kabre yalnızca ameller girecektir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Eğer benim Uhud Dağı kadar altınım olsaydı, üç gün geçmeden tamamını Allah yolunda dağıtmadıkça rahat edemezdim."
(Buhârî, Müslim)
Bugün ise insanlar ihtiyaçlarından kat kat fazlasını biriktirip bununla övünmektedir. Oysa Allah'ın verdiği nimetlerin hesabı da ağır olacaktır.
Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmaktadır:
"Altın ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlara acı bir azabı müjdele."
(Tevbe, 34)
Ey zengin kardeşim!
Sana verilen servet senin üstünlüğünün belgesi değildir. Belki de senin en büyük imtihanındır. Allah sana verirken senden daha hayırlı olduğun için vermedi; seni denemek için verdi.
Etrafına bak!
Borçlarını ödeyemeyenler var...
İlaç alamayanlar var...
Çocuklarına ayakkabı alamayanlar var...
Ekmek parası bulamayanlar var...
Yetimler var...
Kimsesiz yaşlılar var...
Ve bütün bunları görüp de hâlâ servetiyle övünenler var.
Peki yarın mahşer günü Allah sorarsa ne cevap vereceksin?
"Komşun açken sen nasıl tok yattın?"
"Fakirler yardım beklerken malını neden biriktirdin?"
"Ben sana verdim; sen Benim kullarıma ne verdin?"
İşte asıl soru budur.
Müslümanlık sadece namaz kılmak, oruç tutmak veya dil ile iman ettiğini söylemek değildir. Müslümanlık aynı zamanda merhamettir, paylaşmaktır, infaktır, kardeşliktir ve ihtiyaç sahibinin elinden tutmaktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Merhamet etmeyene merhamet olunmaz."
(Buhârî)
Ve yine buyurmuştur:
"İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır."
(Taberânî)
Öyleyse ey insan!
Bu kibir niye?
Bu gösteriş niye?
Bu mal yarışı niye?
Bugün alkışlayan insanlar yarın seni unutacaklar.
Bugün sahip oldukların yarın başkalarının olacak.
Bugün senin dediğin mallar yarın mirasçılar arasında paylaşılacak.
Ama yaptığın iyilikler, verdiğin sadakalar, sildiğin gözyaşları ve tuttuğun mazlum eller sonsuza kadar seninle kalacaktır.
Servetinle değil, merhametinle büyü.
Makamınla değil, ahlakınla yüksel.
Gösterişle değil, infakla zenginleş.
Çünkü Allah katında en değerli insan; en çok biriktiren değil, en çok paylaşandır.
Ve unutma:
Kabir, zenginle fakiri eşitleyen en büyük hakikattir.
Vesselâm.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık