- Makaleyi Paylaş
- Facebook'ta Paylaş
- Twitter'da Paylaş
- 03 Haziran 2026, Çarşamba 21:16
- 10 kez okundu
Mehmet Nuri Bingöl
MALINLA ÖVÜNME EY İNSAN! KABRE GÖTÜREMEYECEĞİN ŞEYLE NEDEN BÖBÜRLENİYORSUN?Müslümanlık; insanlara üstünlük taslamak, sahip olduğu servetle övünmek, gösteriş yapmak, insanları küçük görmek ve onları horlamak değildir. Gerçek Müslümanlık; tevazu, merhamet, paylaşma ve Allah'ın kullarına karşı şefkatli olabilmektir.
Ne yazık ki günümüzde birçok insanın; din, iman, güzel ahlak ve Allah'a hakkıyla kul olma konusunda yarışması gerekirken, dünya malı biriktirme, daha fazla kazanma ve sahip olduklarıyla övünme yarışına girdiğini görüyoruz. Oysa dünya nimetleri insanın değeri değil, imtihanıdır.
İnsanlığı manevi felakete sürükleyen bu büyük yanlışa dikkat çekmek, insanlarımızın muhasebe yapmasına vesile olmak ve Allah'ın razı olduğu kulluk bilincini hatırlatmak amacıyla bu satırları kaleme alıyorum.
İnsanlık tarihinin en büyük imtihanlarından biri maldır. Nice insanlar fakirlikle sınandığı gibi nice insanlar da zenginlikle sınanmıştır. Ne yazık ki günümüzde birçok insan malını, makamını ve servetini Allah'ın bir emaneti olarak görmek yerine üstünlük aracı olarak kullanmaktadır. Gösteriş, kibir, israf ve başkalarını küçümseme hastalığı toplumları kemiren en büyük manevi felaketlerden biridir.
Müslümanlık sadece "Ben Müslümanım" demekle olmaz. Müslümanlık, Allah'ın emrettiği şekilde yaşamakla olur. Eğer bir insan servetiyle övünüyor, fakiri görmezden geliyor, ihtiyaç sahibine sırt çeviriyor ve malını sadece kendisi için biriktiriyorsa, durup kendisine şu soruyu sormalıdır:
"Ben bu dünyaya neden geldim?"
Allah Teâlâ buyuruyor:
"Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz."
(Âl-i İmrân, 92)
Bugün milyonlarca insan açlık, yoksulluk, hastalık ve borç yükü altında ezilirken bazı insanlar sahip oldukları nimetlerle gösteriş yapıyor, kendilerini diğer insanlardan üstün görüyorlar. Oysa üstünlük malda değil, takvadadır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Kim kalbinde zerre kadar kibir olduğu halde ölürse cennete giremez."
(Müslim)
Kibir, şeytanın hastalığıdır. Şeytanı Allah'ın rahmetinden uzaklaştıran şey ilmi değil, kibriydi. İnsanları küçümsemek, servetiyle böbürlenmek ve kendini üstün görmek Müslüman ahlakına asla yakışmaz.
Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Âdemoğlu 'Malım, malım' der. Ey Âdemoğlu! Yiyip tükettiğinden, giyip eskittiğinden veya Allah yolunda verip ahirete gönderdiğinden başka malın var mı?"
(Müslim)
Gerçekten de insan öldüğü gün bankadaki hesapları, arsaları, arabaları, villaları ve makamları yanında götüremeyecektir. Kabre yalnızca ameller girecektir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Eğer benim Uhud Dağı kadar altınım olsaydı, üç gün geçmeden tamamını Allah yolunda dağıtmadıkça rahat edemezdim."
(Buhârî, Müslim)
Bugün ise insanlar ihtiyaçlarından kat kat fazlasını biriktirip bununla övünmektedir. Oysa Allah'ın verdiği nimetlerin hesabı da ağır olacaktır.
Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmaktadır:
"Altın ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlara acı bir azabı müjdele."
(Tevbe, 34)
Ey zengin kardeşim!
Sana verilen servet senin üstünlüğünün belgesi değildir. Belki de senin en büyük imtihanındır. Allah sana verirken senden daha hayırlı olduğun için vermedi; seni denemek için verdi.
Etrafına bak!
Borçlarını ödeyemeyenler var...
İlaç alamayanlar var...
Çocuklarına ayakkabı alamayanlar var...
Ekmek parası bulamayanlar var...
Yetimler var...
Kimsesiz yaşlılar var...
Ve bütün bunları görüp de hâlâ servetiyle övünenler var.
Peki yarın mahşer günü Allah sorarsa ne cevap vereceksin?
"Komşun açken sen nasıl tok yattın?"
"Fakirler yardım beklerken malını neden biriktirdin?"
"Ben sana verdim; sen Benim kullarıma ne verdin?"
İşte asıl soru budur.
Müslümanlık sadece namaz kılmak, oruç tutmak veya dil ile iman ettiğini söylemek değildir. Müslümanlık aynı zamanda merhamettir, paylaşmaktır, infaktır, kardeşliktir ve ihtiyaç sahibinin elinden tutmaktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Merhamet etmeyene merhamet olunmaz."
(Buhârî)
Ve yine buyurmuştur:
"İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır."
(Taberânî)
Öyleyse ey insan!
Bu kibir niye?
Bu gösteriş niye?
Bu mal yarışı niye?
Bugün alkışlayan insanlar yarın seni unutacaklar.
Bugün sahip oldukların yarın başkalarının olacak.
Bugün senin dediğin mallar yarın mirasçılar arasında paylaşılacak.
Ama yaptığın iyilikler, verdiğin sadakalar, sildiğin gözyaşları ve tuttuğun mazlum eller sonsuza kadar seninle kalacaktır.
Servetinle değil, merhametinle büyü.
Makamınla değil, ahlakınla yüksel.
Gösterişle değil, infakla zenginleş.
Çünkü Allah katında en değerli insan; en çok biriktiren değil, en çok paylaşandır.
Ve unutma:
Kabir, zenginle fakiri eşitleyen en büyük hakikattir.
Vesselâm.
MAKALEYE YORUM YAZIN
-
03.06.2026 Aç Olan Karın mı, Göz mü?
-
03.06.2026 İSTANBUL FETHİNİN ASIL ÖNEMİ
-
03.06.2026 ADALET, HERKESE AYNI ŞEYİ VERMEK DEĞİL, HAKKINI VERMEKTİR.
-
03.06.2026 RAHMANİ İKAZ
-
03.06.2026 TEYAKKUZ
-
03.06.2026 İZDÜŞÜM VE AYNA METİNLERDEN ÜÇ MİSAL
-
03.06.2026 Duruşu Olan Bir Gazete: DURUŞ
-
03.05.2026 EN BÜYÜK MİYAR: KANAAT
-
30.04.2026 Emekliye Nefes Aldıracak Bir İmkân: Mütevazı Tatil Desteği
-
28.04.2026 Tabuların Gölgesinden Ne Umulur?
-
24.04.2026 Makam ve Mananın Çatışması ve Gülistan Doku Cinayeti
-
23.04.2026 Malazgirt’te Anadolu Can Atarken İslam'a
-
23.04.2026 SİLÜET
-
18.04.2026 BİR REALİTE: ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE TURGUT ÖZAL
-
17.04.2026 14- 15 Nisan’ın Acı Gölgesi ve Çıkış Yolu: Maneviyatla Techiz ve İnşa Edilen Öğrenci
-
17.04.2026 FEDAKÂRLIĞIN SESSİZ DESTANI
-
12.04.2026 BURSA FETİHLE GÖNLÜNÜ AÇARKEN İSLAM'A
-
11.04.2026 Şanlıurfa’nın İstiklâl Destanı: 11 Nisan
-
25.03.2026 Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor...
-
10.03.2026 İLK ADIM, İKİNCİ VE ASIL ADIM
-
08.03.2026 Hak Üstündür, Haktan Üstün Yoktur.
-
05.03.2026 Tağutu İnkâr Etmeden İman Sahih Olmaz
-
26.02.2026 "Kabede Hacılar..." İlahisi Popüler Olunca
-
15.02.2026 Ramazan: Kur’ân, Sünnet ve Risale-i Nur Işığında Bir Diriliş
-
06.02.2026 6 Şubat'ta Geceyi Yaran Ses- Hikâye
-
06.02.2026 İSLÂM ORDULARININ CİHAD RUHU VE MAKSADI : İ'LAY-I KELİMETULLAH
-
06.02.2026 Bediüzzaman Said Nursî ve Mehdi-i Azam Meselesi...
-
18.01.2026 BOZULAN GENÇLİK Mİ, TERK EDİLEN EMANET Mİ?
-
18.01.2026 EL-ŞARA'NIN "ŞAM" YA DA SURİYESİ
-
17.12.2025 ETHEM “Rüzgârın Oğlu”
-
23.11.2025 KIRK BİR YILIN HİSSİYATI
-
16.11.2025 Uhuvvet Hissi ve İhlasla Alakası
-
14.11.2025 “Ümitsizlik bir hastalıktır” Ya Ümit?
-
10.11.2025 BAŞKAN ZOHRAN MAMDANİ!
-
30.10.2025 “ESKİ HÂL MUHAL. YA YENİ HÂL, YA İZMİHLÂL.”
-
16.10.2025 CAMİALARDA KUZMAN MİSALİ İNSANLAR VAR OLDUKÇA..
-
28.09.2025 Acayip Yerdeki AN
-
02.09.2025 İSKENDER DİYE BİRİ
-
13.08.2025 SİYAH SANCAK
-
12.08.2025 Sessiz Çığlık ve Kapanmayan Yara: Gazze ya da Gaza
-
09.08.2025 YEDİ ASIR EVVEL HAZIRLANAN EV
-
20.07.2025 Yeni Fetih Gazetesi: Bir Dirilişin Kalem Gücü