- Makaleyi Paylaş
- Facebook'ta Paylaş
- Twitter'da Paylaş
- 18 Nisan 2026, Cumartesi 14:48
- 46 kez okundu
Mehmet Nuri BİNGÖL
Türkiye’nin yakın tarihine damga vurmuş isimlerden biri olan Turgut Özal, vefatının yıl dönümünde hâlâ tartışılan, konuşulan ve özlenen bir lider olarak hafızalardaki yerini koruyor.
Onu anlamak, sadece bir siyasetçiyi değil; aynı zamanda bir zihniyet dönüşümünü anlamak demek değil midir?
1980’li yıllar Türkiye için sancılı ama aynı zamanda istikametli yön arayışının çok yoğun olduğu bir dönemdi. Tam bu esnada sahneye çıkan Özal, klasik devletçi refleksleri zorlayarak ekonomide köklü bir değişimin önünü açtı.
Serbest piyasa ekonomisini savundu, dışa açılmayı teşvik etti ve Türkiye’yi dünyaya entegre etmeye çalıştı.
Onun döneminde ithalatın kolaylaşması, özel sektörün güçlenmesi ve girişimciliğin önünün açılması, bugün hâlâ tesirlerini derinden hissettiğimiz, hatta gördüğümüz bir dönüşümün temelini de oluşturdu
**
Özal’ı farklı kılan en önemli özelliklerinden biri, risk almaktan çekinmemesiydi. Bürokratik engellerle örülü bir yapıda hızlı kararlar alabilmesi, onu klasik siyasetçilerden ayırdı.
Kimi zaman eleştirildi, kimi zaman “fazla hızlı” bulundu; ancak inkâr edilemez bir gerçek var: Türkiye onunla birlikte kabuğunu kırmaya başladı.
Özal’ın vefatı, tıpkı hayatı gibi tartışmalarla çevriliydi. Turgut Özal'ın ölümü hâlâ tam anlamıyla aydınlatılamamış bir hadise olarak konuşuluyor. Bu durum, onun etrafındaki merak perdesini daha da kalınlaştırıyor.
Ancak bir liderin mirası sadece ölümüyle değil, bıraktığı izlerle değerlendirilir. Bugün Türkiye’nin ekonomik yapısından siyasi diline kadar pek çok alanda Özal’ın etkisini görmek mümkündür.
**
Aradan geçen yıllar, duyguları törpüler ama hakikatleri daha berrak hâle getirir.
Bugün Özal’ın icraatları düşünüldüğünde, onu sevenler kadar eleştirenler de ortak bir noktada buluşuyor: Türkiye’nin yönünü değiştiren bir figür olduğu gerçeği...
Onun vizyonu, yer yer eksik, yer yer tartışmalı olabilir. Fakat cesareti, pratik zekâsı ve değişim iradesi, Türkiye siyasetinde nadir görülen bir profil olarak hâlâ dikkat çekiyor.
**
Ölüm yıl dönümleri, sadece birilerini hatırlamak için değil, anlamak için de bir vesiledir.
Turgut Özal’ı anmak; Türkiye’nin dönüşüm sancılarını, kazanımlarını ve kayıplarını yeniden düşünmek demektir.
Belki de asıl soru şudur: Bugün, onun açtığı hürriyetçi (141 ve 163. maddelerin kaldırılması, vs.) yolda ne kadar ilerleyebildik?
MAKALEYE YORUM YAZIN
-
17.04.2026 14- 15 Nisan’ın Acı Gölgesi ve Çıkış Yolu: Maneviyatla Techiz ve İnşa Edilen Öğrenci
-
17.04.2026 FEDAKÂRLIĞIN SESSİZ DESTANI
-
12.04.2026 BURSA FETİHLE GÖNLÜNÜ AÇARKEN İSLAM'A
-
11.04.2026 Şanlıurfa’nın İstiklâl Destanı: 11 Nisan
-
25.03.2026 Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor...
-
10.03.2026 İLK ADIM, İKİNCİ VE ASIL ADIM
-
08.03.2026 Hak Üstündür, Haktan Üstün Yoktur.
-
05.03.2026 Tağutu İnkâr Etmeden İman Sahih Olmaz
-
26.02.2026 "Kabede Hacılar..." İlahisi Popüler Olunca
-
15.02.2026 Ramazan: Kur’ân, Sünnet ve Risale-i Nur Işığında Bir Diriliş
-
06.02.2026 6 Şubat'ta Geceyi Yaran Ses- Hikâye
-
06.02.2026 İSLÂM ORDULARININ CİHAD RUHU VE MAKSADI : İ'LAY-I KELİMETULLAH
-
06.02.2026 Bediüzzaman Said Nursî ve Mehdi-i Azam Meselesi...
-
18.01.2026 BOZULAN GENÇLİK Mİ, TERK EDİLEN EMANET Mİ?
-
18.01.2026 EL-ŞARA'NIN "ŞAM" YA DA SURİYESİ
-
17.12.2025 ETHEM “Rüzgârın Oğlu”
-
23.11.2025 KIRK BİR YILIN HİSSİYATI
-
16.11.2025 Uhuvvet Hissi ve İhlasla Alakası
-
14.11.2025 “Ümitsizlik bir hastalıktır” Ya Ümit?
-
10.11.2025 BAŞKAN ZOHRAN MAMDANİ!
-
30.10.2025 “ESKİ HÂL MUHAL. YA YENİ HÂL, YA İZMİHLÂL.”
-
16.10.2025 CAMİALARDA KUZMAN MİSALİ İNSANLAR VAR OLDUKÇA..
-
28.09.2025 Acayip Yerdeki AN
-
02.09.2025 İSKENDER DİYE BİRİ
-
13.08.2025 SİYAH SANCAK
-
12.08.2025 Sessiz Çığlık ve Kapanmayan Yara: Gazze ya da Gaza
-
09.08.2025 YEDİ ASIR EVVEL HAZIRLANAN EV
-
20.07.2025 Yeni Fetih Gazetesi: Bir Dirilişin Kalem Gücü