- Makaleyi Paylaş
- Facebook'ta Paylaş
- Twitter'da Paylaş
- 24 Nisan 2026, Cuma 20:24
- 67 kez okundu
Mehmet Nuri BİNGÖL (24. 04. 2026)
2000’li yılların ortası… Fırat’ın kıyısında, tarih ile güncelin iç içe geçtiği Birecik’te bir hareketlilik vardı. İlçenin kaymakamı Tuncay Sonel, yapılan her küçük hizmeti dahi görünür kılma gayreti içindeydi.
Bir kaldırım taşı, bir park düzenlemesi, bir bina tadilatı… Hepsi basına servis ediliyor; yerel gazeteler ve muhabirlerle sıcak ilişkiler kuruluyordu. Bu, bir yönüyle kamuoyunu bilgilendirme çabasıydı; fakat diğer yönüyle “görünür olmanın”, “görülmenin” cazibesini de içinde barındırıyordu.
O günlerde bir lisede edebiyat öğretmeni olarak görev yapıyordum. Aynı zamanda, Fakülteden ilk mezuniyetimde "ulusal" basın geçmişim vardı; yerel bir gazetenin editörlüğünü de yapmıştım. Bu vesileyle kaymakamlık makamına davet edildim. Konu, kaymakamlık bünyesinde çıkarılması planlanan bir dergiydi. Sayın kaymakam, hangi alanlarda katkı sunabileceğimi sordu.
Soru basitti, fakat cevabım alışılmışın dışındaydı: “Milli birlik, Birecik’in tarih ve kültürü, maneviyat ve iman…”
Bir an duraksadı. Alnında hafif bir çizgi belirdi. Sanki beklediği cevap bu değildi. Belki daha “güncel”, daha “göze hitap eden”, daha “kolay tüketilen” başlıklar duymaya alışmıştı. Oysa ben, kalıcı olanı işaret etmiştim.
İşte bu küçük hatıra, bugün üzerinde düşünmemiz gereken büyük bir meseleyi ortaya koyuyor: Medyanın amacı görünür kılmak mı, yoksa anlam kazandırmak mı? Halbuki görünürlük ile kalıcı değer arasındaki ince çizgi yabana atılamayacak bir vaziyettir.
Günümüzde medya, çoğu zaman “gösterme” vazifesine indirgenmiş durumdadır. Yapılan hizmetin büyüklüğünden çok, ne kadar duyurulduğu önemseniyor. Oysa tarih bize şunu öğretiyor: Kalıcı olan, gürültüyle değil; derinlikle inşa edilir.
Bir ilçede yapılan bir park elbette değerlidir. Ancak o parkın içinde büyüyen neslin hangi değerlerle yetiştiği daha önemlidir. Bir bina yapılabilir, ama o binanın içinde hangi ruhun yeşerdiğidir asıl mesele.
**
Dergi Meselesi: Bir Yayın mı, Bir İnşa mı?
Kaymakamlığın çıkarmak istediği dergi, aslında bir fırsattı. Eğer doğru değerlendirilseydi, sadece bir tanıtım aracı değil; bir kültür ve bilinç inşası olabilirdi.
Milli birlik yazılarıyla ortak hafıza güçlendirilebilirdi. Birecik’in tarihi anlatılarak köklerle bağ kurulabilirdi. Maneviyat ve iman konularıyla gençlerin iç dünyası derinleşebilirdi.
Fakat bu tür konular sabır ister, emek ister, en önemlisi de samimiyet ister. Oysa hızlı tüketilen haberler, kısa vadede daha “etkili” görünür.
Dönüp baktığımızda şu soruyu sormamız gerekiyor: Basın, hakikatin hizmetkârı mı, yoksa ilginin esiri mi olmalıdır?
Eğer basın sadece alkışlanacak işleri büyütüyor, fakat toplumun manevi ve kültürel ihtiyaçlarını görmezden geliyorsa; burada bir eksiklik var demektir.
Verilen cevap, aslında bu eksikliğe bir itirazdı. Görünene değil, görünmeyen ama asli olan değerlere işaret ediyordu.
**
O gün makam odasında yaşanan kısa bir duraksama, belki de iki farklı dünyanın karşılaşmasıydı:
Biri “görünmek isteyen”, diğeri “anlam üretmek isteyen” bir dünya…
Bugün ihtiyacımız olan, bu iki dünyayı dengeleyebilmek...
Hizmet elbette anlatılmalı; fakat hakikat ihmal edilmemelidir. Çünkü bir toplumun gerçek gücü, yaptığı işlerin sayısında değil; taşıdığı mananın derinliğinde saklıdır.
Son günlerde Doku dosyasının 6 yıl sonra tekrar açılması, bana bunları düşündürdü.
Malum dosyayı açan yürekli savcı ile onu cesaretlendiren Adalet Bakanımızı hürmetle selamlıyorum. Bu nevi ve gasp, hırsızlık, telefon dolandırıcılığına verilen cezaların da caydırıcı hâle getirilmesini diliyor, temenni ediyorum...
MAKALEYE YORUM YAZIN
-
23.04.2026 Malazgirt’te Anadolu Can Atarken İslam'a
-
23.04.2026 SİLÜET
-
18.04.2026 BİR REALİTE: ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE TURGUT ÖZAL
-
17.04.2026 14- 15 Nisan’ın Acı Gölgesi ve Çıkış Yolu: Maneviyatla Techiz ve İnşa Edilen Öğrenci
-
17.04.2026 FEDAKÂRLIĞIN SESSİZ DESTANI
-
12.04.2026 BURSA FETİHLE GÖNLÜNÜ AÇARKEN İSLAM'A
-
11.04.2026 Şanlıurfa’nın İstiklâl Destanı: 11 Nisan
-
25.03.2026 Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor...
-
10.03.2026 İLK ADIM, İKİNCİ VE ASIL ADIM
-
08.03.2026 Hak Üstündür, Haktan Üstün Yoktur.
-
05.03.2026 Tağutu İnkâr Etmeden İman Sahih Olmaz
-
26.02.2026 "Kabede Hacılar..." İlahisi Popüler Olunca
-
15.02.2026 Ramazan: Kur’ân, Sünnet ve Risale-i Nur Işığında Bir Diriliş
-
06.02.2026 6 Şubat'ta Geceyi Yaran Ses- Hikâye
-
06.02.2026 İSLÂM ORDULARININ CİHAD RUHU VE MAKSADI : İ'LAY-I KELİMETULLAH
-
06.02.2026 Bediüzzaman Said Nursî ve Mehdi-i Azam Meselesi...
-
18.01.2026 BOZULAN GENÇLİK Mİ, TERK EDİLEN EMANET Mİ?
-
18.01.2026 EL-ŞARA'NIN "ŞAM" YA DA SURİYESİ
-
17.12.2025 ETHEM “Rüzgârın Oğlu”
-
23.11.2025 KIRK BİR YILIN HİSSİYATI
-
16.11.2025 Uhuvvet Hissi ve İhlasla Alakası
-
14.11.2025 “Ümitsizlik bir hastalıktır” Ya Ümit?
-
10.11.2025 BAŞKAN ZOHRAN MAMDANİ!
-
30.10.2025 “ESKİ HÂL MUHAL. YA YENİ HÂL, YA İZMİHLÂL.”
-
16.10.2025 CAMİALARDA KUZMAN MİSALİ İNSANLAR VAR OLDUKÇA..
-
28.09.2025 Acayip Yerdeki AN
-
02.09.2025 İSKENDER DİYE BİRİ
-
13.08.2025 SİYAH SANCAK
-
12.08.2025 Sessiz Çığlık ve Kapanmayan Yara: Gazze ya da Gaza
-
09.08.2025 YEDİ ASIR EVVEL HAZIRLANAN EV
-
20.07.2025 Yeni Fetih Gazetesi: Bir Dirilişin Kalem Gücü