Sanat Ajans , Yeni Fetih, Yeni Fetih Gazetesi, İlkeli Duruş Gazetesi...
EMİN

İslam Dünyası'nın Güvenilir Haber Ajansı

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 25 Haziran 2026, Perşembe 12:24
Mehmet NuriBingöl

Mehmet Nuri Bingöl

Amellere Değil, Rahmete Güvenmek

     Merhum Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretleri'nin, "Hiçbir amelime güvenmiyorum; lâkin Allah Teâlâ'nın düşmanlarına düşmanlığım var." sözü, ilk bakışta şaşırtıcı gelebilir.
        Zira insan, ibadetlerine, ilmine, hizmetlerine güvenmek ister. Oysa hakikat ehli, ne kadar ibadet ederse etsin, onları kurtuluş sebebi değil; Allah'ın rahmetine vesile olarak görür.
         Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri bu hakikati şöyle ifade eder:
"Cennet ucuz değil, cehennem dahi lüzumsuz değil."
         İnsan, ömrü boyunca ibadet etse bile, yaptığı amellerin kusur ve eksikliklerle dolu olduğunu bilir. Çünkü ibadeti yaptıran da, o ibadette sebatı veren de Allah'tır. Bu sebeple ehl-i hakikat, amellerine değil, Cenâb-ı Hakk'ın rahmetine dayanmalıdır.
        Risale-i Nur'da geçen şu vecize, bu hakikati çok güzel özetler: "İnsanın en mühim bir esası, acz ve fakrını anlamaktır."
        Kendi aczini ve fakrını gören insan, nefsine güvenmez. Çünkü nefis daima kusurludur. Nitekim Bediüzzaman: "Nefse itimad eden, belâyı bulur." demiştir. (Lem'alar)
**
         Peki, Arvasi Hazretleri neden "Allah'ın düşmanlarına düşmanlığım var" demektedir?
       Kur'ân-ı Kerîm'de: "Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kavmin, Allah'a ve Resûlüne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin." (Mücâdele, 22)
buyurulmaktadır.
         Buradaki düşmanlık; şahıslara kin beslemek değil, küfre, zulme, dalâlete ve Allah'a isyana karşı tavır almaktır. Risale-i Nur'un temel düsturlarından biri de budur. Bediüzzaman:
        "Muhabbet fedaileriyiz; husumete vaktimiz yoktur." derken, şahıslara düşmanlığı değil; küfür, zulüm ve dalâlet cereyanlarına karşı manevî mücadeleyi esas almıştır.
         Yine Risale-i Nur'da:
"Bu zamanda en büyük farz vazife, iman hizmetidir." hakikati ifade edilir. Çünkü Allah'ın düşmanlarına karşı en büyük mücadele, imanları kurtarmak ve hakikati neşretmektir.
         Sonuç olarak, mümin ne ibadetleriyle gururlanmalı ne de amelsizliğe düşmelidir. Amelini yapmalı, fakat kurtuluşunu yalnız kendi ameline bağlamamalıdır. Çünkü:
"Ameline güvenen değil, Allah'ın rahmetine iltica eden kurtulur."
         Kulun vazifesi kulluktur; netice ise Rahmân'ın rahmetine kalmıştır. Müminin kalbi, bir yandan kendi nefsinden korkmalı, diğer yandan Allah'ın rahmetinden ümidini asla kesmemelidir. İşte ubudiyetin özü de budur.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık