Sanat Ajans , Yeni Fetih, Yeni Fetih Gazetesi, İlkeli Duruş Gazetesi...
EMİN

İslam Dünyası'nın Güvenilir Haber Ajansı

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 20 Haziran 2026, Cumartesi 18:33
Mehmet NuriBingöl

Mehmet Nuri Bingöl

DUHA SURESİNİN TESELLİCİ MESAJI

    Duha Suresi, vahyin bir müddet kesildiği ve Efendimiz'in (asm) müşriklerin alaylarına maruz kaldığı bir dönemde nazil olmuştur.
           Sure, sadece Peygamber Efendimiz'e değil, zaman zaman kendisini yalnız, terk edilmiş ve karanlıkta hisseden bütün müminlere hitap eden bir teselli mektubudur.
        İnsan hayatı düz bir çizgi halinde  değildir. Bazen kuşluk vakti gibi aydınlıktır, bazen de gecenin karanlığına benzeyen sıkıntılı dönemler geçirir insan. İşte Duha Suresi, böylesi zamanlarda kalplere ümit aşılayan ilahi bir hitaptır.
       Allah Teâlâ, surenin başında "Kuşluk vaktine andolsun, sakinleştiği zaman geceye andolsun ki Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da" buyurur.         Bu ayetler, öncelikle Peygamber Efendimiz'e (asm) hitap etmektedir. Vahyin bir müddet gecikmesi üzerine müşrikler, "Muhammed'i Rabbi terk etti" diyerek alay etmişlerdi. Ancak Cenab-ı Hak, bu sözleri reddederek Habibine sahip çıkmıştır.
**
         "Bu ilahi teminat, aslında bütün müminler için de geçerlidir!"     
          Hayatımızda bazen dualarımızın kabul edilmediğini, işlerimizin yolunda gitmediğini, sıkıntıların ardı ardına geldiğini düşünürüz. Hatta bazıları, "Acaba Allah beni unuttu mu?" gibi yanlış bir duyguya kapılabilir. 
         Oysa Duha Suresi, böyle zamanlarda kula şunu hatırlatır: Allah'ın sessizliği terk ediş değildir. Bazen gecikme, daha büyük hikmetlerin hazırlığıdır.
       Ardından gelen, "Muhakkak ki ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır" ayeti, müminin bakış açısını düzeltir. İnsan çoğu zaman bugünün zararına, bugünün sıkıntısına odaklanır. Halbuki Allah, ufkumuzu dünyanın ötesine çevirmektedir. Geçici kayıpların arkasında ebedî kazançlar olabilir.
       Surenin devamında Cenab-ı Hak, Peygamber Efendimiz'e geçmiş nimetlerini hatırlatır: "Seni yetim bulup barındırmadı mı? Seni yolunu arar halde bulup hidayet vermedi mi? Seni ihtiyaç içinde bulup zengin etmedi mi?"
        Bu ayetler önemli bir ders verir: İnsan, bugünkü sıkıntılar içinde geçmişteki nimetleri unutmaya meyillidir. Oysa Allah'ın geçmişteki yardımları, gelecekteki yardımlarının da teminatıdır. Dün bizi yalnız bırakmayan Rabbimiz, bugün de yarın da bizimledir.
Sure, üç sosyal emirle sona erer:
       "Öyleyse sakın yetimi ezme. İsteyeni azarlama. Rabbinin nimetini ise anlat da anlat."
       Demek ki ilahi nimetlerin şükrü sadece dil ile olmaz. Yetime sahip çıkmak, ihtiyaç sahibine merhamet göstermek ve Allah'ın ihsanlarını hayır yolunda kullanmak gerekir. Kendi yaralarını sarmış olan insan, başkalarının yaralarına da merhem olmalıdır.
        Bugün İslam dünyasının yaşadığı sıkıntılar, ekonomik krizler, savaşlar, zulümler ve ferdî hayatlardaki bunalımlar karşısında Duha Suresi hâlâ aynı mesajı vermektedir: Gece ne kadar uzarsa uzasın, ardından mutlaka kuşluk vakti gelecektir. Allah müminleri terk etmez. Kaderin karanlık görünen sayfalarının arkasında rahmetin aydınlık satırları yazılıdır.
**
        Duha Suresi, umudunu kaybetmek üzere olan her kalbe gökten gelen bir müjdedir: "Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı."
        Bu sure, özellikle ümitsizlik, yalnızlık ve musibet zamanlarında okunup tefekkür edildiğinde insana güçlü bir manevî teselli verir. 
        Risale-i Nur'un sıkça vurguladığı "Yeis, en dehşetli hastalıktır" hakikatine karşı Duha Suresi adeta Kur'ân'ın ümit reçetesidir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık