- Makaleyi Paylaş
- Facebook'ta Paylaş
- Twitter'da Paylaş
- 17 Haziran 2026, Çarşamba 12:33
- 2 kez okundu
Mehmet Nuri Bingöl
Muttakiler Efendidir, Fakihler Liderdir; Onlarla Oturup Kalkmak Ziyadedir” Sözü ÜzerineToplumların ayakta kalmasını sağlayan en önemli unsurlardan biri, örnek şahsiyetlerin varlığıdır. Tarih boyunca insanlar; ilim, takva ve hikmet sahibi kimselerin etrafında toplanmış, onların rehberliğinde yol bulmuşlardır. Bu hakikati ifade eden sözlerden biri de halk arasında zaman zaman nakledilen şu ifadedir:
“Muttakiler efendidir, fakihler liderdir; onlarla oturup kalkmak ziyadedir.”
Bu sözün hadis olup olmadığı zaman zaman sorulmaktadır. Yapılan araştırmalar, rivayetin güvenilir hadis kaynaklarında sahih hadis olarak yer almadığını göstermektedir. Hadis âlimleri, bu tür sözlerin hadis olarak nakledilmesinde ihtiyatlı davranmışlardır. Bununla birlikte sözün ifade ettiği mana, İslâm’ın ilim ve takva anlayışıyla büyük ölçüde uyumludur.
Bazı eski medrese kitabelerinde ve İslâmî eserlerde buna benzer ifadeler görülmektedir. Özellikle “Peygamberler önderdir, fakihler efendidir; onlarla oturup kalkmak ise bir kazançtır” şeklindeki rivayet, ilim ehlinin toplumdaki yerini anlatan hikmetli sözlerden biri olarak aktarılmıştır.
**
Takva Sahiplerinin Efendiliği
Sözde geçen “muttakiler efendidir” ifadesi oldukça dikkat çekicidir. Çünkü İslâm’da gerçek üstünlük makam, servet veya soyla değil; takva ile ölçülür. Kur’ân-ı Kerîm’de:
“Allah katında sizin en üstün olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır.” (Hucurât, 49/13)
buyurulmaktadır.
Takva, insanın hayatını Allah’ın rızasına göre düzenlemesi, haramlardan sakınması ve kulluk şuuruyla yaşamasıdır. Bu sebeple muttakiler, insanların gönüllerinde saygı uyandıran gerçek önderlerdir. Onların efendiliği, hükmetmekten değil; güzel ahlâkları ve örnek yaşayışlarından kaynaklanır.
**
Fakihlerin Liderliği
Sözün ikinci kısmında ise “fakihler liderdir” denilmektedir. Fakih, dini derinlemesine anlayan ve hükümlerini kavrayan âlim demektir. Bir toplumun doğru istikamette ilerleyebilmesi için ilim sahiplerinin rehberliğine ihtiyaç vardır.
Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de: “Bilmiyorsanız ilim ehline sorunuz.” (Nahl, 16/43) buyrularak ilim sahiplerine müracaat edilmesi emredilmiştir.
İslâm medeniyetinin yükseliş dönemlerinde fakihler, sadece fetva veren kişiler değil; aynı zamanda toplumun vicdanı, adaletin temsilcisi ve ahlâkın koruyucusu da olmuşlardır. Onların liderliği siyasi güçten değil, ilim ve hikmetten kaynaklanmıştır.
Sözün son kısmında geçen “onlarla oturup kalkmak ziyadedir” ifadesi ise dostluğun ve beraberliğin insan üzerindeki etkisine işaret eder.
İnsan, birlikte bulunduğu insanların rengini alır. Salihlerle beraber olanın kalbi nurlanır, ilim ehliyle oturanın bilgisi artar, takva sahipleriyle dostluk kuranın ahlâkı güzelleşir.
Resûlullah Efendimiz (asm) sahih bir hadisinde:
“Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz kiminle dostluk ettiğine dikkat etsin.” buyurarak çevrenin insan üzerindeki tesirine dikkat çekmiştir.
Bu sebeple İslâm büyükleri, kitaplardan öğrenilen ilmin yanında salih insanların meclislerinde bulunmayı da önemli bir terbiye vesilesi saymışlardır.
Netice olarak şunu diyebiliriz:
Her ne kadar “Muttakiler efendidir, fakihler liderdir; onlarla oturup kalkmak ziyadedir” sözü sahih hadis olarak tespit edilememiş olsa da, ihtiva ettiği mana İslâm’ın temel prensipleriyle uyumludur.
Takva sahiplerine hürmet etmek, ilim ehlinin rehberliğinden istifade etmek ve salihlerle beraber bulunmak, Müslümanların asırlardır benimsediği bir hayat düsturudur.
Bugün de toplumun ihtiyaç duyduğu şey; şöhret sahiplerinin değil, takva sahiplerinin örnek alınması; gürültünün değil ilmin rehberliğinin takip edilmesidir. Çünkü insanı yükselten, mal ve makam değil; ilim, takva ve salihlerle kurulan bereketli beraberliktir.
MAKALEYE YORUM YAZIN
-
17.06.2026 Uhud'dan Çağlara Bir Ders
-
17.06.2026 MARİFETULLAH'TAN MUHABBETULLAH'A
-
17.06.2026 Âl-i İmrân Sûresi 139. Âyet Ne Der Bize
-
17.06.2026 Uhud'dan Günümüze: Âl-i İmrân 152. Ayetin Risale-i Nur Perspektifinden Tefsiri
-
03.06.2026 Aç Olan Karın mı, Göz mü?
-
03.06.2026 İSTANBUL FETHİNİN ASIL ÖNEMİ
-
03.06.2026 ADALET, HERKESE AYNI ŞEYİ VERMEK DEĞİL, HAKKINI VERMEKTİR.
-
03.06.2026 RAHMANİ İKAZ
-
03.06.2026 TEYAKKUZ
-
03.06.2026 İZDÜŞÜM VE AYNA METİNLERDEN ÜÇ MİSAL
-
03.06.2026 Duruşu Olan Bir Gazete: DURUŞ
-
03.05.2026 EN BÜYÜK MİYAR: KANAAT
-
30.04.2026 Emekliye Nefes Aldıracak Bir İmkân: Mütevazı Tatil Desteği
-
28.04.2026 Tabuların Gölgesinden Ne Umulur?
-
24.04.2026 Makam ve Mananın Çatışması ve Gülistan Doku Cinayeti
-
23.04.2026 Malazgirt’te Anadolu Can Atarken İslam'a
-
23.04.2026 SİLÜET
-
18.04.2026 BİR REALİTE: ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE TURGUT ÖZAL
-
17.04.2026 14- 15 Nisan’ın Acı Gölgesi ve Çıkış Yolu: Maneviyatla Techiz ve İnşa Edilen Öğrenci
-
17.04.2026 FEDAKÂRLIĞIN SESSİZ DESTANI
-
12.04.2026 BURSA FETİHLE GÖNLÜNÜ AÇARKEN İSLAM'A
-
11.04.2026 Şanlıurfa’nın İstiklâl Destanı: 11 Nisan
-
25.03.2026 Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor...
-
10.03.2026 İLK ADIM, İKİNCİ VE ASIL ADIM
-
08.03.2026 Hak Üstündür, Haktan Üstün Yoktur.
-
05.03.2026 Tağutu İnkâr Etmeden İman Sahih Olmaz
-
26.02.2026 "Kabede Hacılar..." İlahisi Popüler Olunca
-
15.02.2026 Ramazan: Kur’ân, Sünnet ve Risale-i Nur Işığında Bir Diriliş
-
06.02.2026 6 Şubat'ta Geceyi Yaran Ses- Hikâye
-
06.02.2026 İSLÂM ORDULARININ CİHAD RUHU VE MAKSADI : İ'LAY-I KELİMETULLAH
-
06.02.2026 Bediüzzaman Said Nursî ve Mehdi-i Azam Meselesi...
-
18.01.2026 BOZULAN GENÇLİK Mİ, TERK EDİLEN EMANET Mİ?
-
18.01.2026 EL-ŞARA'NIN "ŞAM" YA DA SURİYESİ
-
17.12.2025 ETHEM “Rüzgârın Oğlu”
-
23.11.2025 KIRK BİR YILIN HİSSİYATI
-
16.11.2025 Uhuvvet Hissi ve İhlasla Alakası
-
14.11.2025 “Ümitsizlik bir hastalıktır” Ya Ümit?
-
10.11.2025 BAŞKAN ZOHRAN MAMDANİ!
-
30.10.2025 “ESKİ HÂL MUHAL. YA YENİ HÂL, YA İZMİHLÂL.”
-
16.10.2025 CAMİALARDA KUZMAN MİSALİ İNSANLAR VAR OLDUKÇA..
-
28.09.2025 Acayip Yerdeki AN
-
02.09.2025 İSKENDER DİYE BİRİ
-
13.08.2025 SİYAH SANCAK
-
12.08.2025 Sessiz Çığlık ve Kapanmayan Yara: Gazze ya da Gaza
-
09.08.2025 YEDİ ASIR EVVEL HAZIRLANAN EV
-
20.07.2025 Yeni Fetih Gazetesi: Bir Dirilişin Kalem Gücü