Sanat Ajans , Yeni Fetih, Yeni Fetih Gazetesi, İlkeli Duruş Gazetesi...

İslam Dünyası'nın Güvenilir Haber Ajansı

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 17 Haziran 2026, Çarşamba 12:35
Mehmet NuriBingöl

Mehmet Nuri Bingöl

MARİFETULLAH'TAN MUHABBETULLAH'A

 İnsan, yaratılışının sırrını ve kulluğunun hakikatini ancak Rabbini tanımakla kavrayabilir. İşte bu tanıma hâline İslam âlimleri marifetullah demişlerdir. 
       Marifetullah, Allah'ın isimlerini, sıfatlarını, fiillerini ve kâinattaki tecellilerini tanıyıp bilmektir. Ancak bu bilgi kuru ve teorik bir bilgi değil ameli ve tefekküri olmalıdır; kalpte imana, ruhta huzura ve vicdanda yakîne dönüşen bir tanıyıştır.
        Risale-i Nur mesleğinde marifetullahın çok önemli bir yer işgal etmesinin sebebi de budur. Çünkü insan sevmediğini tam manasıyla tanıyamadığı gibi, tanımadığını da sevemez. 
       Muhabbetin yolu marifetten geçer. Bundan dolayı Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, eserlerinde öncelikle iman hakikatlerini aklî ve mantıkî delillerle ispat etmiş, insanı marifetullah ufkuna ulaştırmaya çalışmıştır.
       Risale-i Nur'da sıkça ifade edildiği üzere: "Marifetullah içinde bir ruh-u revân gibi muhabbetullah inkişaf eder."
        Yani Allah'ı tanıyan insanın kalbinde zamanla Allah sevgisi yeşermeye başlar. Nasıl ki bir insan bir güzelliği, bir iyiliği ve bir kemali tanıdıkça ona karşı sevgi duyar; öyle de Cenâb-ı Hakk'ın sonsuz rahmetini, şefkatini, hikmetini ve ihsanını tanıyan müminin kalbi muhabbetullah ile dolar.
        Aslında marifetullah bir hedef değil, daha büyük bir hedefin kapısıdır. O hedef de muhabbetullahtır. Çünkü kulluğun en yüksek makamlarından biri Allah sevgisidir. Kur'ân-ı Kerîm'de: "İman edenlerin Allah'a olan sevgileri daha kuvvetlidir." (Bakara, 165) buyurularak hakiki müminlerin kalbindeki ilahi sevgiye işaret edilir.
         Risale-i Nur mesleği, asrımızın insanına önce imanı tahkikî hâle getirmeyi, şüpheleri gidermeyi ve marifetullahı kazandırmayı hedefler. Çünkü kalbi ve aklı ikna olmayan bir insanın sevgisi de sağlam temellere oturmaz. 
         Fakat marifetullah arttıkça muhabbetullah da artar; muhabbetullah arttıkça ibadetler lezzet kazanır, musibetler hafifleşir, dünya fani yüzünü kaybeder ve ebediyet pencereleri açılır.
        Üstad Said Nursi'nin ifade ettiği gibi, insanın yaratılış gayesi marifetullah ve muhabbetullahtır. Ancak bu iki hakikat arasında bir sıralama var. Önce tanımak, sonra sevmek... Önce marifet, sonra muhabbet... Önce güneşi görmek, sonra onun ışığından ve sıcaklığından zevk almak...
         Bugün insanlığın en büyük problemi belki de bu sıralamaya uymamasıdır: Allah'ı yeterince tanımadan O'na yakın olmak istemek. Oysa kâinat kitabını okumadan, esmâ-i hüsnânın tecellilerini tefekkür etmeden ve Kur'an'ın nuruyla bakmadan marifetullah inkişaf etmez. Marifetullah inkişaf etmeyince de muhabbetullah zayıf kalır. Bu "hatar ve şatahat", en çok kendini mutasavvuf sanan günümüz hadsizinde görülüyor.  
         Her mümin için en önemli vazifelerden biri, kâinatı bir tefekkür mektebi olarak okumak, Kur'an'ı anlamaya çalışmak ve iman hakikatlerini derinlemesine öğrenmektir. 
        Çünkü marifetullahın nuru arttıkça kalpte muhabbetullahın ateşi de büyüyecek; insan, Rabbini daha çok tanıdıkça daha çok sevecektir.
       İşte Risale-i Nur mesleğinde marifetullahın daha mühim görünmesinin sırrı da budur: Marifetullah, muhabbetullahın tohumu; muhabbetullah ise o tohumun meyvesidir. (07.06.2026)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık