- Makaleyi Paylaş
- Facebook'ta Paylaş
- Twitter'da Paylaş
- 17 Haziran 2026, Çarşamba 12:35
- 2 kez okundu
İnsan, yaratılışının sırrını ve kulluğunun hakikatini ancak Rabbini tanımakla kavrayabilir. İşte bu tanıma hâline İslam âlimleri marifetullah demişlerdir.
Marifetullah, Allah'ın isimlerini, sıfatlarını, fiillerini ve kâinattaki tecellilerini tanıyıp bilmektir. Ancak bu bilgi kuru ve teorik bir bilgi değil ameli ve tefekküri olmalıdır; kalpte imana, ruhta huzura ve vicdanda yakîne dönüşen bir tanıyıştır.
Risale-i Nur mesleğinde marifetullahın çok önemli bir yer işgal etmesinin sebebi de budur. Çünkü insan sevmediğini tam manasıyla tanıyamadığı gibi, tanımadığını da sevemez.
Muhabbetin yolu marifetten geçer. Bundan dolayı Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, eserlerinde öncelikle iman hakikatlerini aklî ve mantıkî delillerle ispat etmiş, insanı marifetullah ufkuna ulaştırmaya çalışmıştır.
Risale-i Nur'da sıkça ifade edildiği üzere: "Marifetullah içinde bir ruh-u revân gibi muhabbetullah inkişaf eder."
Yani Allah'ı tanıyan insanın kalbinde zamanla Allah sevgisi yeşermeye başlar. Nasıl ki bir insan bir güzelliği, bir iyiliği ve bir kemali tanıdıkça ona karşı sevgi duyar; öyle de Cenâb-ı Hakk'ın sonsuz rahmetini, şefkatini, hikmetini ve ihsanını tanıyan müminin kalbi muhabbetullah ile dolar.
Aslında marifetullah bir hedef değil, daha büyük bir hedefin kapısıdır. O hedef de muhabbetullahtır. Çünkü kulluğun en yüksek makamlarından biri Allah sevgisidir. Kur'ân-ı Kerîm'de: "İman edenlerin Allah'a olan sevgileri daha kuvvetlidir." (Bakara, 165) buyurularak hakiki müminlerin kalbindeki ilahi sevgiye işaret edilir.
Risale-i Nur mesleği, asrımızın insanına önce imanı tahkikî hâle getirmeyi, şüpheleri gidermeyi ve marifetullahı kazandırmayı hedefler. Çünkü kalbi ve aklı ikna olmayan bir insanın sevgisi de sağlam temellere oturmaz.
Fakat marifetullah arttıkça muhabbetullah da artar; muhabbetullah arttıkça ibadetler lezzet kazanır, musibetler hafifleşir, dünya fani yüzünü kaybeder ve ebediyet pencereleri açılır.
Üstad Said Nursi'nin ifade ettiği gibi, insanın yaratılış gayesi marifetullah ve muhabbetullahtır. Ancak bu iki hakikat arasında bir sıralama var. Önce tanımak, sonra sevmek... Önce marifet, sonra muhabbet... Önce güneşi görmek, sonra onun ışığından ve sıcaklığından zevk almak...
Bugün insanlığın en büyük problemi belki de bu sıralamaya uymamasıdır: Allah'ı yeterince tanımadan O'na yakın olmak istemek. Oysa kâinat kitabını okumadan, esmâ-i hüsnânın tecellilerini tefekkür etmeden ve Kur'an'ın nuruyla bakmadan marifetullah inkişaf etmez. Marifetullah inkişaf etmeyince de muhabbetullah zayıf kalır. Bu "hatar ve şatahat", en çok kendini mutasavvuf sanan günümüz hadsizinde görülüyor.
Her mümin için en önemli vazifelerden biri, kâinatı bir tefekkür mektebi olarak okumak, Kur'an'ı anlamaya çalışmak ve iman hakikatlerini derinlemesine öğrenmektir.
Çünkü marifetullahın nuru arttıkça kalpte muhabbetullahın ateşi de büyüyecek; insan, Rabbini daha çok tanıdıkça daha çok sevecektir.
İşte Risale-i Nur mesleğinde marifetullahın daha mühim görünmesinin sırrı da budur: Marifetullah, muhabbetullahın tohumu; muhabbetullah ise o tohumun meyvesidir. (07.06.2026)
MAKALEYE YORUM YAZIN
-
17.06.2026 Uhud'dan Çağlara Bir Ders
-
17.06.2026 Âl-i İmrân Sûresi 139. Âyet Ne Der Bize
-
17.06.2026 Uhud'dan Günümüze: Âl-i İmrân 152. Ayetin Risale-i Nur Perspektifinden Tefsiri
-
17.06.2026 Muttakiler Efendidir, Fakihler Liderdir; Onlarla Oturup Kalkmak Ziyadedir” Sözü Üzerine
-
03.06.2026 Aç Olan Karın mı, Göz mü?
-
03.06.2026 İSTANBUL FETHİNİN ASIL ÖNEMİ
-
03.06.2026 ADALET, HERKESE AYNI ŞEYİ VERMEK DEĞİL, HAKKINI VERMEKTİR.
-
03.06.2026 RAHMANİ İKAZ
-
03.06.2026 TEYAKKUZ
-
03.06.2026 İZDÜŞÜM VE AYNA METİNLERDEN ÜÇ MİSAL
-
03.06.2026 Duruşu Olan Bir Gazete: DURUŞ
-
03.05.2026 EN BÜYÜK MİYAR: KANAAT
-
30.04.2026 Emekliye Nefes Aldıracak Bir İmkân: Mütevazı Tatil Desteği
-
28.04.2026 Tabuların Gölgesinden Ne Umulur?
-
24.04.2026 Makam ve Mananın Çatışması ve Gülistan Doku Cinayeti
-
23.04.2026 Malazgirt’te Anadolu Can Atarken İslam'a
-
23.04.2026 SİLÜET
-
18.04.2026 BİR REALİTE: ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE TURGUT ÖZAL
-
17.04.2026 14- 15 Nisan’ın Acı Gölgesi ve Çıkış Yolu: Maneviyatla Techiz ve İnşa Edilen Öğrenci
-
17.04.2026 FEDAKÂRLIĞIN SESSİZ DESTANI
-
12.04.2026 BURSA FETİHLE GÖNLÜNÜ AÇARKEN İSLAM'A
-
11.04.2026 Şanlıurfa’nın İstiklâl Destanı: 11 Nisan
-
25.03.2026 Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor...
-
10.03.2026 İLK ADIM, İKİNCİ VE ASIL ADIM
-
08.03.2026 Hak Üstündür, Haktan Üstün Yoktur.
-
05.03.2026 Tağutu İnkâr Etmeden İman Sahih Olmaz
-
26.02.2026 "Kabede Hacılar..." İlahisi Popüler Olunca
-
15.02.2026 Ramazan: Kur’ân, Sünnet ve Risale-i Nur Işığında Bir Diriliş
-
06.02.2026 6 Şubat'ta Geceyi Yaran Ses- Hikâye
-
06.02.2026 İSLÂM ORDULARININ CİHAD RUHU VE MAKSADI : İ'LAY-I KELİMETULLAH
-
06.02.2026 Bediüzzaman Said Nursî ve Mehdi-i Azam Meselesi...
-
18.01.2026 BOZULAN GENÇLİK Mİ, TERK EDİLEN EMANET Mİ?
-
18.01.2026 EL-ŞARA'NIN "ŞAM" YA DA SURİYESİ
-
17.12.2025 ETHEM “Rüzgârın Oğlu”
-
23.11.2025 KIRK BİR YILIN HİSSİYATI
-
16.11.2025 Uhuvvet Hissi ve İhlasla Alakası
-
14.11.2025 “Ümitsizlik bir hastalıktır” Ya Ümit?
-
10.11.2025 BAŞKAN ZOHRAN MAMDANİ!
-
30.10.2025 “ESKİ HÂL MUHAL. YA YENİ HÂL, YA İZMİHLÂL.”
-
16.10.2025 CAMİALARDA KUZMAN MİSALİ İNSANLAR VAR OLDUKÇA..
-
28.09.2025 Acayip Yerdeki AN
-
02.09.2025 İSKENDER DİYE BİRİ
-
13.08.2025 SİYAH SANCAK
-
12.08.2025 Sessiz Çığlık ve Kapanmayan Yara: Gazze ya da Gaza
-
09.08.2025 YEDİ ASIR EVVEL HAZIRLANAN EV
-
20.07.2025 Yeni Fetih Gazetesi: Bir Dirilişin Kalem Gücü