- Makaleyi Paylaş
- Facebook'ta Paylaş
- Twitter'da Paylaş
- 17 Haziran 2026, Çarşamba 12:33
- 2 kez okundu
Mehmet Nuri Bingöl
Uhud'dan Günümüze: Âl-i İmrân 152. Ayetin Risale-i Nur Perspektifinden TefsiriCenâb-ı Hak Âl-i İmrân Sûresi'nin 152. ayetinde Uhud Savaşı'nda yaşanan hadiseleri anlatırken, sadece o günkü sahabelere değil, kıyamete kadar gelecek bütün müminlere önemli dersler vermektedir:
"Andolsun Allah size olan vaadini gerçekleştirdi... Sonra sizi denemek için onlardan geri çevirdi. Ve sizi bağışladı. Allah müminlere karşı çok lütufkârdır."
Bu ayetin zahirî manası Uhud'daki mağlubiyetin sebeplerini açıklarken, Risale-i Nur perspektifinden bakıldığında çok daha derin hakikatler görülür.
Ayetin başında:
"Allah size olan vaadini gerçekleştirdi."
buyurulmaktadır.
Bediüzzaman Hazretleri, başarı ve galibiyetin sebeplerden değil, doğrudan doğruya Allah'ın tevfik ve inayetinden geldiğini ifade eder. İnsan ancak vazifesini yapar; neticeyi yaratan Allah'tır.
Risale-i Nur'da: "Vazife-i İlâhiye'ye karışmamak ve vazife-i ubudiyeti yapma"nın esas olduğu sıkça vurgulanır.
Uhud'un başlangıcında sahabeler sebeplere değil Allah'a dayanmışlar, bu sebeple ilahî yardım gelmiştir. Ancak zafer görünmeye başlayınca bir kısım okçuların nazarı ganimete çevrilmiştir.
Bu da gösteriyor ki bazen başarı insanı gaflete düşürebilir.
**
İhtilaf ve Ene'nin Tehlikesi
Ayet: "Zaafa düştünüz, emir hakkında tartıştınız ve isyan ettiniz."
buyuruyor. Üstad Said Nursi'nin "sadakat" isteyişi bundan başka bir manada değildir!
Risale-i Nur'da müminlerin kuvvetinin ihlâs ve ittifakta olduğu ifade edilir. Özellikle İhlâs Risalesi'nde: "Bu hizmet-i Kur'âniyede en mühim esas ihlâstır."
denilmektedir.
Uhud'da mağlubiyetin sebeplerinden biri ihtilaftır. Bir kısmı "Peygamberimizin emrine uyalım" derken, diğer kısmı "Savaş bitti, ganimet toplayalım" düşüncesine kapılmıştır.
Demek ki müminlerin kuvvetini kıran düşmanlardan önce, kendi aralarındaki ihtilaf ve nefis muhasebesindeki eksikliklerdir.
**
Dünya Sevgisi ve İmtihan
Ayetin: "Kiminiz dünyayı istiyordu, kiminiz de ahireti istiyordu." kısmı son derece dikkat çekicidir.
Bediüzzaman, dünyanın üç yüzü olduğunu söyler. Bir yüzü Allah'ın isimlerine ayna olduğu için güzeldir; bir yüzü ahirete baktığı için güzeldir; bir yüzü ise insanı gaflete atan nefsanî yönüdür.
Uhud'da bazı sahabelerin hatası, dünyanın bu geçici yüzüne nazar etmelerinden dolayıdır. Malum ayet bize şu dersi verir:
İman hizmeti yapılırken makam, şöhret, menfaat veya maddî kazanç ön plana geçtiğinde ilahî yardımın gelmesine engel olabilecek manevî yaralar açılır.
Ayetin en önemli derslerinden biri: "Sizi denemek için onlardan geri çevirdi."
ifadesidir.
Risale-i Nur'a göre musibetler ve sıkıntılar çoğu zaman ceza değil, terbiye ve ikazdır. Bediüzzaman şöyle der:
"Musibet, cinayetin neticesi, mükâfatın mukaddemesidir."
Uhud'daki geçici mağlubiyet, sahabelerin kusurlarını görmelerine, nefislerini tanımalarına ve daha büyük zaferlere hazırlanmalarına vesile olmuştur.
Bugün de bazen şahsî hayatımızda, aile hayatımızda veya toplum hayatında yaşadığımız sıkıntılar görünürde mağlubiyet gibi görünse de, kader noktasında büyük hikmetler taşıyabilir.
**
Risale-i Nur'un önemli düsturlarından biri: "Beşer zulmeder, kader adalet eder." hakikatidir.
Uhud'da müşriklerin saldırısı bir zulüm olmakla beraber, müminlerin bazı kusurlarına karşı kader cihetinde bir ikaz ve terbiye yönü de bulunuyordu. Bu yüzden müminin başına gelen hadiselerde sadece dış sebeplerel değil, kendi nefsi de mesuldür.
Kur'ân'ın-ı Kerim'in: "Başınıza gelen musibetler kendi ellerinizle yaptıklarınız sebebiyledir." manasındaki ayetleri de bu hakikati teyit etmektedir.
**
Affın ve Ümidin Kapısı
Ayet: "Ve sizi bağışladı." buyurarak sona ermektedir.
Risale-i Nur'un en kuvvetli mesajlarından biri de ümitsizliğin yasak edilmesidir. İnsan hata edebilir, kusur işleyebilir; fakat tevbe ettiği müddetçe Allah'ın rahmet kapısı açıktır.
Uhud'da hata eden sahabeler bile affedilmişse, bugün bizim de kusurlarımızdan dolayı ümitsizliğe düşmememiz gerekir.
Çünkü ayetin sonundaki müjde şöyledir:
"Allah müminlere karşı çok lütufkârdır."
Demek ki mümin için mağlubiyetin içinde zafer, musibetin içinde rahmet, hatanın içinde tevbe kapısı ve her olayın arkasında ilahî hikmet vardır.
Uhud'un bize verdiği en büyük derslerden biri budur: İhlâsı kaybetmemek, emre itaat etmek, dünyayı ahiretin önüne geçirmemek ve her hâlükârda Allah'ın rahmetinden ümit kesmemektir.
MAKALEYE YORUM YAZIN
-
17.06.2026 Uhud'dan Çağlara Bir Ders
-
17.06.2026 MARİFETULLAH'TAN MUHABBETULLAH'A
-
17.06.2026 Âl-i İmrân Sûresi 139. Âyet Ne Der Bize
-
17.06.2026 Muttakiler Efendidir, Fakihler Liderdir; Onlarla Oturup Kalkmak Ziyadedir” Sözü Üzerine
-
03.06.2026 Aç Olan Karın mı, Göz mü?
-
03.06.2026 İSTANBUL FETHİNİN ASIL ÖNEMİ
-
03.06.2026 ADALET, HERKESE AYNI ŞEYİ VERMEK DEĞİL, HAKKINI VERMEKTİR.
-
03.06.2026 RAHMANİ İKAZ
-
03.06.2026 TEYAKKUZ
-
03.06.2026 İZDÜŞÜM VE AYNA METİNLERDEN ÜÇ MİSAL
-
03.06.2026 Duruşu Olan Bir Gazete: DURUŞ
-
03.05.2026 EN BÜYÜK MİYAR: KANAAT
-
30.04.2026 Emekliye Nefes Aldıracak Bir İmkân: Mütevazı Tatil Desteği
-
28.04.2026 Tabuların Gölgesinden Ne Umulur?
-
24.04.2026 Makam ve Mananın Çatışması ve Gülistan Doku Cinayeti
-
23.04.2026 Malazgirt’te Anadolu Can Atarken İslam'a
-
23.04.2026 SİLÜET
-
18.04.2026 BİR REALİTE: ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE TURGUT ÖZAL
-
17.04.2026 14- 15 Nisan’ın Acı Gölgesi ve Çıkış Yolu: Maneviyatla Techiz ve İnşa Edilen Öğrenci
-
17.04.2026 FEDAKÂRLIĞIN SESSİZ DESTANI
-
12.04.2026 BURSA FETİHLE GÖNLÜNÜ AÇARKEN İSLAM'A
-
11.04.2026 Şanlıurfa’nın İstiklâl Destanı: 11 Nisan
-
25.03.2026 Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor...
-
10.03.2026 İLK ADIM, İKİNCİ VE ASIL ADIM
-
08.03.2026 Hak Üstündür, Haktan Üstün Yoktur.
-
05.03.2026 Tağutu İnkâr Etmeden İman Sahih Olmaz
-
26.02.2026 "Kabede Hacılar..." İlahisi Popüler Olunca
-
15.02.2026 Ramazan: Kur’ân, Sünnet ve Risale-i Nur Işığında Bir Diriliş
-
06.02.2026 6 Şubat'ta Geceyi Yaran Ses- Hikâye
-
06.02.2026 İSLÂM ORDULARININ CİHAD RUHU VE MAKSADI : İ'LAY-I KELİMETULLAH
-
06.02.2026 Bediüzzaman Said Nursî ve Mehdi-i Azam Meselesi...
-
18.01.2026 BOZULAN GENÇLİK Mİ, TERK EDİLEN EMANET Mİ?
-
18.01.2026 EL-ŞARA'NIN "ŞAM" YA DA SURİYESİ
-
17.12.2025 ETHEM “Rüzgârın Oğlu”
-
23.11.2025 KIRK BİR YILIN HİSSİYATI
-
16.11.2025 Uhuvvet Hissi ve İhlasla Alakası
-
14.11.2025 “Ümitsizlik bir hastalıktır” Ya Ümit?
-
10.11.2025 BAŞKAN ZOHRAN MAMDANİ!
-
30.10.2025 “ESKİ HÂL MUHAL. YA YENİ HÂL, YA İZMİHLÂL.”
-
16.10.2025 CAMİALARDA KUZMAN MİSALİ İNSANLAR VAR OLDUKÇA..
-
28.09.2025 Acayip Yerdeki AN
-
02.09.2025 İSKENDER DİYE BİRİ
-
13.08.2025 SİYAH SANCAK
-
12.08.2025 Sessiz Çığlık ve Kapanmayan Yara: Gazze ya da Gaza
-
09.08.2025 YEDİ ASIR EVVEL HAZIRLANAN EV
-
20.07.2025 Yeni Fetih Gazetesi: Bir Dirilişin Kalem Gücü