- Makaleyi Paylaş
- Facebook'ta Paylaş
- Twitter'da Paylaş
- 07 Kasım 2026, Cumartesi 18:49
- 4 kez okundu
YA YENİ HÂL YA İZMİHLÂL!
MEHMET NURİ BİNGÖL
Hayat, yerinde sayanları değil, zamanın ruhunu okuyarak kendisini yenileyebilenleri ayakta tutar. Çünkü zaman durmuyor; şartlar değişiyor, ihtiyaçlar farklılaşıyor, imkânlar ve tehditler yeni biçimlere bürünüyor.
Dün geçerli olan bir usûl, bugün aynı neticeyi vermeyebiliyor. Dün işe yarayan bir anlayış, bugün gelişmenin önünde bir maniaya dönebiliyor. İşte bu noktada insanın, toplumun ve milletlerin önüne tarihî bir tercih çıkıyor: Ya yeni hâl ya izmihlâl!
Bu söz, sıradan bir yenilenme çağrısından ziyade varoluş ikazıdır. Zira yenilenmeyen, zamanın gerisinde kalır; zamanın gerisinde kalan ise bir müddet sonra kendi varlığını koruyamaz hâle gelir. Fakat burada söz konusu olan yenilik, her yeni olana sorgusuz sualsiz kapı açmak da değildir. Asıl mesele, köklerinden kopmadan dallarını yenileyebilmek, özünü muhafaza ederek usulünü geliştirebilmektir.
BİR AĞACIN YAŞAMASI, HER BAHAR YENİ YAPRAKLAR VERMESİNE BAĞLI. Fakat o ağacın hayatiyeti, köklerinin toprağa tutunmasındandır. Kökleri kuruyan ağacın yaprakları bir müddet daha yeşil görünebilir; lakin bu, yaklaşan kurumanın önüne geçemez. İnsan ve toplum da böyledir. Değerlerinden, inancından, ahlâkından ve tarihî hafızasından kopan bir yenilenme, gelişme değil, başkalaşmadır. Öte yandan geçmişin bütün uygulamalarını, değişmez hakikatlermiş gibi bugüne taşımak da hayatın akışına karşı kürek çekmektir.
Öyleyse yenilik ile yozlaşmayı, değişim ile çözülmeyi birbirinden ayırmak gerekir. Yenilik, hakikatin yeni şartlarda yeniden ifade edilmesidir; yozlaşma ise hakikatin yerine modanın geçirilmesidir.
Bugün fertten aileye, eğitimden ekonomiye, siyasetten sosyal hayata kadar pek çok alanda ciddi bir yenilenme ihtiyacı hissedilmektedir. Bilhassa zihniyet dünyamızda köklü bir muhasebeye ihtiyaç vardır. Üretmeden tüketmeyi gelişme, gösterişi itibar, makamı üstünlük, serveti saadet ve dünyevî konforu hayatın gayesi sayan anlayış, insanı da toplumu da içten içe tüketmektedir.
Bir toplumun binaları yükselebilir, yolları genişleyebilir, teknolojisi gelişebilir. Fakat adaleti daralıyor, merhameti eksiliyor, ahlâkı aşınıyor, dayanışması zayıflıyorsa o toplumun geliştiğini söylemek ne kadar mümkündür?
Asıl izmihlâl, önce zihinde başlar. İnsan, kendisini ayakta tutan değerleri lüzumsuz görmeye başladığında; aile, sorumluluk yerine yük; ilim, hikmet yerine diploma; ibadet, hayatı inşa eden bir kulluk yerine alışkanlık hâline geldiğinde çözülmenin kapısı aralanmış demektir.
Bediüzzaman Said Nursî'nin fikir dünyasında da zamanın ihtiyaçlarını doğru okumak, asrın hastalıklarına uygun çareler geliştirmek önemli bir yer tutar. İman hakikatleri sabit olmakla beraber, onların anlatılma ve anlaşılma yolları zamanın şartlarına göre yenilenebilir. Çünkü mesele, hakikati zamana uydurmak değil; zamanın insanına hakikati ulaştırabilmektir.
Bu sebeple eski usullerde ısrar ederek yeni problemlere cevap verememek ne kadar yanlışsa, yeni usuller adına temel değerlerden taviz vermek de o kadar yanlıştır.
Bugün eğitim sistemimizden dinî hizmetlerimize, ekonomik anlayışımızdan kültürel faaliyetlerimize kadar her alanda şu soruyu sormalıyız: Yaptıklarımız, bizi hakikate ve kemale mi yaklaştırıyor, yoksa alışkanlıklarımızı sürdürmekten başka bir işe yaramıyor mu?
Bir hizmet hareketi, zamanla kendi yöntemlerini kutsallaştırırsa yenilenme kabiliyetini kaybeder. Bir kurum, kuruluş gayesini unutup varlığını devam ettirmeyi esas alırsa ruhunu yitirir. Bir insan, dün yaptığı iyilikleri bugünkü sorumluluklarının yerine koyarsa manevi tekâmülünü durdurur. Çünkü dünün başarısı, bugünün ihmallerine mazeret olamaz.
Unutulmamalıdır ki yenilenmek, geçmişi inkâr etmek değildir. Geçmişin tecrübesinden istifade ederek geleceğin ihtiyaçlarına cevap verebilmektir. Kökü mazide, gözü atide olan bir anlayışın temsilcisi olmaktır. Eskiyi bütünüyle terk etmek de, eskiye bütünüyle mahkûm olmak da aynı ölçüde yanlıştır.
Netice itibarıyla hayat, her gün yeniden bir imtihan açıyor önümüze. Bu imtihanda ya aklımızı, kalbimizi, yöntemlerimizi ve müesseselerimizi hakikat ekseninde yenileyeceğiz ya da değişen zamanın gerisinde kalarak kendi izmihlâlimizi seyredeceğiz.
Şunu da bilelim ki izmihlâl, bir gün ansızın kapıyı çalan bir felaket değildir. Çoğu zaman küçük ihmallerin, ertelenmiş muhasebelerin, terk edilmiş sorumlulukların ve yenilenmeye kapatılmış kapıların birikimidir. Öyleyse ya köklerimize sadık kalarak dallarımızı yenileyeceğiz ya da kuruyan dallarımızı geçmişin hatıralarıyla yeşil göstermeye çalışacağız.
Zamanın hükmü açıktır: Kendini yenileyemeyen, başkasının değişimine mahkûm olur. Hakikatinden taviz vermeden yenilenemeyen ise bir müddet sonra ne kendisine ne de geleceğe söz söyleyebilir. Ya yeni hâl ya izmihlâl! Çünkü bugün yenilenmeyi göze alamayanların yarın varlığını koruyabilmesi de kolay olmayacaktır.
MAKALEYE YORUM YAZIN
-
03.11.2026 Sahabelik Şerefinin Bir Yönü: Vahye Sebep Olmaları
-
01.11.2026 Dinî Değerler ve Milli Kültür
-
30.10.2026 TEFEKKÜR VE ZİKİR
-
26.10.2026 HAKİKATİN ÖLÇÜSÜ ŞAHISLAR DEĞİL, KUR'AN VE SÜNNET; HADİSLER
-
23.10.2026 KİMİ HAYAT TECRÜBELERİM
-
02.09.2026 Risale-i Nur Hizmetinin Esası
-
27.08.2026 Koyunhisar Zaferi ve Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu
-
25.08.2026 Gelecek Yıl Bir Milyonun Altına Düşecek Çocuk Sayısı: Türkiye’nin Sessiz Nüfus Alarmı
-
20.08.2026 Bir Keşfü’l-Kubur, Bu Zamanda Kırk Kişiden Birinin İmanını Kurtardığını Görmesi Vakıası
-
06.08.2026 LA UHUBBİL ÂFİLİN -4 VII. AZER'İN GETİRDİĞİ PUT
-
01.08.2026 LA UHUBBİL ÂFİLİN -2 MAĞARADA ŞAKIYAN NUR I. YILDIZLARIN SÖYLEDİĞİ
-
01.08.2026 Hac Suresi 12. Ayetin Tefsiri: Kalbin Gerçek Sığınağı Allah'tır
-
15.07.2026 Destan Yazılan Gece: 15 Temmuz
-
14.07.2026 Ailecilik, Aşiretçilik ve Bağnaz Cemaatçilik: Adaletsizlik (Zulüm)
-
25.06.2026 Amellere Değil, Rahmete Güvenmek
-
20.06.2026 DUHA SURESİNİN TESELLİCİ MESAJI
-
20.06.2026 Gençliğe Yapılan Yatırım, Geleceğe Yapılan Yatırımdır
-
17.06.2026 Uhud'dan Çağlara Bir Ders
-
17.06.2026 MARİFETULLAH'TAN MUHABBETULLAH'A
-
17.06.2026 Âl-i İmrân Sûresi 139. Âyet Ne Der Bize
-
17.06.2026 Uhud'dan Günümüze: Âl-i İmrân 152. Ayetin Risale-i Nur Perspektifinden Tefsiri
-
17.06.2026 Muttakiler Efendidir, Fakihler Liderdir; Onlarla Oturup Kalkmak Ziyadedir” Sözü Üzerine
-
03.06.2026 Aç Olan Karın mı, Göz mü?
-
03.06.2026 İSTANBUL FETHİNİN ASIL ÖNEMİ
-
03.06.2026 ADALET, HERKESE AYNI ŞEYİ VERMEK DEĞİL, HAKKINI VERMEKTİR.
-
03.06.2026 RAHMANİ İKAZ
-
03.06.2026 TEYAKKUZ
-
03.06.2026 İZDÜŞÜM VE AYNA METİNLERDEN ÜÇ MİSAL
-
03.06.2026 Duruşu Olan Bir Gazete: DURUŞ
-
03.05.2026 EN BÜYÜK MİYAR: KANAAT
-
30.04.2026 Emekliye Nefes Aldıracak Bir İmkân: Mütevazı Tatil Desteği
-
28.04.2026 Tabuların Gölgesinden Ne Umulur?
-
24.04.2026 Makam ve Mananın Çatışması ve Gülistan Doku Cinayeti
-
23.04.2026 Malazgirt’te Anadolu Can Atarken İslam'a
-
23.04.2026 SİLÜET
-
18.04.2026 BİR REALİTE: ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE TURGUT ÖZAL
-
17.04.2026 14- 15 Nisan’ın Acı Gölgesi ve Çıkış Yolu: Maneviyatla Techiz ve İnşa Edilen Öğrenci
-
17.04.2026 FEDAKÂRLIĞIN SESSİZ DESTANI
-
12.04.2026 BURSA FETİHLE GÖNLÜNÜ AÇARKEN İSLAM'A
-
11.04.2026 Şanlıurfa’nın İstiklâl Destanı: 11 Nisan
-
25.03.2026 Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor...
-
10.03.2026 İLK ADIM, İKİNCİ VE ASIL ADIM
-
08.03.2026 Hak Üstündür, Haktan Üstün Yoktur.
-
05.03.2026 Tağutu İnkâr Etmeden İman Sahih Olmaz
-
26.02.2026 "Kabede Hacılar..." İlahisi Popüler Olunca
-
15.02.2026 Ramazan: Kur’ân, Sünnet ve Risale-i Nur Işığında Bir Diriliş
-
06.02.2026 6 Şubat'ta Geceyi Yaran Ses- Hikâye
-
06.02.2026 İSLÂM ORDULARININ CİHAD RUHU VE MAKSADI : İ'LAY-I KELİMETULLAH
-
06.02.2026 Bediüzzaman Said Nursî ve Mehdi-i Azam Meselesi...
-
18.01.2026 BOZULAN GENÇLİK Mİ, TERK EDİLEN EMANET Mİ?
-
18.01.2026 EL-ŞARA'NIN "ŞAM" YA DA SURİYESİ
-
17.12.2025 ETHEM “Rüzgârın Oğlu”
-
23.11.2025 KIRK BİR YILIN HİSSİYATI
-
16.11.2025 Uhuvvet Hissi ve İhlasla Alakası
-
14.11.2025 “Ümitsizlik bir hastalıktır” Ya Ümit?
-
10.11.2025 BAŞKAN ZOHRAN MAMDANİ!
-
30.10.2025 “ESKİ HÂL MUHAL. YA YENİ HÂL, YA İZMİHLÂL.”
-
16.10.2025 CAMİALARDA KUZMAN MİSALİ İNSANLAR VAR OLDUKÇA..
-
28.09.2025 Acayip Yerdeki AN
-
02.09.2025 İSKENDER DİYE BİRİ
-
13.08.2025 SİYAH SANCAK
-
12.08.2025 Sessiz Çığlık ve Kapanmayan Yara: Gazze ya da Gaza
-
09.08.2025 YEDİ ASIR EVVEL HAZIRLANAN EV
-
20.07.2025 Yeni Fetih Gazetesi: Bir Dirilişin Kalem Gücü